Kabadayılar savaşi cezaevindeki zafiyeti gözler önüne serdi.

Kabadayılar savaşi cezaevindeki zafiyeti gözler önüne serdi.

Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, önceki gün Bayrampaşa Cezaevi’nde yaşanan silahlı çete hesaplaşması ile ilgili açıklamasında cezaevi yönetimindeki zafiyeti de itiraf etti. Türk, tutuklu Hakan Çillioğlu‘nun 7 kapı açarak, 425 metre yürüdükten sonra yönetim bölümünde Kenan Ali Gürsel’i tabanca ile vurduğunu açıkladı. Sedat Peker’in cezaevinden ayrılmasından sonra, el verdiği iddia edilen Trabzon Çetesi’nin elebaşısı Hakan Çillioğlu ile Alaattin Çakıcı’nın yeğeni Kenan Ali Gürsel arasında güç savaşı başladı. Bir iddiaya göre, cezaevindeki uyuşturucu satışı, silah ve telefon temininden alınan haraçlar, ayakbastı ve koruma paralarının oluşturduğu 5 trilyon liranın hákimiyetini Kenan Ali Gürsel ele geçirmişti.

Hakan Ural ziyarete geldi

Hakan Çillioğlu bu parayı elde etmek için fırsat kolluyordu. Önceki gün, Kenan Ali Gürsel’in görüş için ikinci müdürün odasına çağırılması, Çillioğlu’nun beklediği fırsatı yarattı. İddiaya göre, Kenan Ali Gürsel’e gelen kişi, daha önce de 4-5 kez ziyaretine gelen Hakan Ural’dı. 1996′da, Tevfik Ağansoy’un, Alaattin Çakıcı’nın adamları tarafından öldürülmesi sırasında, Hakan Ural’ın babası Selçuk Ural’ın aynı mekánda bulunması, ‘garip bir tesadüf’ olarak değerlendirilmişti. Hakan Ural’ın kız kardeşi Aslı Ural da Çakıcı ile birlikte Fransa’da yakalanmıştı.

Tabancayı cezaevi görevlisi mi verdi

Kenan Ali Gürsel, ikinci müdürün odasına giderken, Hakan Çillioğlu da revire çıkmak istedi. Gardiyanların gözetiminde D17 koğuşundan alınıp, 425 metrelik ana maltayı geçtikten sonra görüş odasına getirildi. Buradaki metallere duyarlı kapıdan geçirilip, üst katında revir bulunan idari bölüme alındı. İşte bu sırada iki hasım karşılaştı. Hakan Çillioğlu, ikinci müdürün odasının önündeki koridorda, Kenan Ali Gürsel’e üç el ateş etti. Çillioğlu, ifadesinde silahı Gürsel’in elinden aldığını iddia etti. Çillioğlu’nun belindeki silahla, jandarma ve gardiyanların arama yaptığı 7 kapıyı kolaylıkla aştığı da iddialardan biri. Tüyler ürperten bir başka iddia ise tabancanın koridorda bir cezaevi görevlisi tarafından verildiği yolunda. Koğuşlarda hazırlıklı bekleyen Çillioğlu‘nun adamları, önceden isimlerini belirledikleri Gürsel’in adamlarını ziyaretçi görüş bölümünde sıkıştırdılar. İlk saldırıda bazılarının başlarına tek el ateş ederek öldürdüler. Çatışmada yaşamını yitirenlerden 5′inin, Gürsel’in adamlarından olduğu belirlendi. Uyuşturucu kaçakçılığından yargılanan Hüseyin Çalışkan’ın ise çatışmada kim vurduya gittiği öğrenildi.

Kanlı olayda kim kimdir

Gürsel, talimatları Çakıcı’dan alıyordu

Alaattin Çakıcı’nın yeğeni Kenan Ali Gürsel, Tevfik Ağansoy’u öldürdüğü gerekçesiyle idam istemiyle DGM’de yargılanıyordu.

Gürsel’in, Çakıcı’nın Türkiye’deki adamlarıyla iletişimini sağladığı öne sürülüyordu.

Öldürülmeden 10 gün önce, Gürsel, D-10 koğuşuna giderek, Hakan Çillioğlu’nu adamlarının yanında tokatladı.

Bu olaydan sonra cezaevi müdürünün önceki gün iki tarafı odasına çağırıp barıştırmak istediği, bu sırada çatışma başladığı iddialar arasında.

Çatışmada ölen Ferdi Heybet, Hasan Taşkın, Bilal Coşkun, Murat Özlü ve Eser Yalçın Özşahin’in aynı olayda can veren Gürsel’in adamı olduğu belirlendi.

Sedat Peker’in himayesi altındaydı

Yeraltı dünyasının ‘Altın Tabancalı’ kabadayılarından Hakan Çillioğlu, çek-senet, haraç alma gibi 14 ayrı suçtan yargılanıyor.

Eski Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral’ın yeğeni Adem Halim Sarıalioğlu’nun korumalığını yapan Çillioğlu, 1999′da Ankara’da adeta bir cephanelikle yakalandı.

Sedat Peker, bir süre yattığı Bayrampaşa Cezaevi’nden ayrılırken himayesine aldığı Çillioğlu’na ‘‘Artık buranın ağası sensin’’ dedi.

Bu gelişme üzerine, Hakan Çillioğlu ile Gürsel arasında çekişme başladı.

Çillioğlu‘nun da yaralandığı çatışmada ölen, uyuşturucu kaçakçılığından hükümlü Hüseyin Çalışkan’ın ise çatışmada kimvurduya gittiği öğrenildi. Diğer yaralıların ise hangi gruba bağlı oldukları anlaşılamadı.

Bakan Türk: Koğuştan oda sistemine geçilmeli

ADALET Bakanı Hikmet Sami Türk, cezaevlerin-deki sorunların çözümü için koğuş sisteminden oda sistemine geçişin şart olduğunu söyledi. Türk, oda sistemini öngören cezaevlerinin ihalelerinin devam ettiğini belirterek, şöyle devam etti: ‘‘Bu yıl oda sistemini öngören altı cezaevinin ihalesi yapıldı, 5 cezaevi daha yapılacak. Böylece, kalabalık cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlüler buralara aktarılacak. Böylelikle, görüşmeler sırasında veya diğer yollarla, silah ve diğer yasak maddelerin sokulması önlenecek. Cezaevlerindeki sistemi değiştirmemiz gerekiyor.’’ ANKARA

Cezaevinde 6 tabanca ele geçti

YEDİ kişinin yaşam-ını yitirdiği, 4 kişinin ise yaralandığı Bayrampaşa Cezaevi’ nde 6 tabanca ele geçirildi. Cezaevinde yaşanan kanlı çatışmayla ilgili soruşturma başlatan Eyüp Cumhuriyet Savcısı İbrahim Babür, önceki gece Cezaevi 1. Müdürü Muammer Seyidoğlu ve Nöbetçi Müdür’ün ifadelerine başvurdu. Ayrıca 3 gardiyanın da ifadesi alındı.

Ne ararsan var

Olayların ardından önceki gece yapılan aramada 6 adet dokuz milimetrelik tabanca, 3 adet telsiz telefon, 61 adet mermi, 3 cep telefonu, 18 adet adaptör, çok miktarda kesici delici alet, 21 paket esrar, 6 adet bali, 116 adet hap ele geçirildi. Cenazelerin teslimi sırasında dün de Adli Tıp önünde gerginlik yaşandı ve 7 kişi gözaltına alındı.

Çakıcılar’ın hakimiyeti bitti

Bayrampaşa Cezaevi’nde önceki gün çıkan çatışmada ölen 7 kişiden 6′sının, halen Fransa’da tutuklu bulunan yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden Alaattin Çakıcı’nın adamları olduğu belirlendi. Çakıcı ekibinin cezaevinde büyük darbe yediği ve Bayrampaşa’daki hakimiyetini kaybettiği bildirilirken, yeraltı dünyasında ‘‘Çakıcı’nın üzerini çizdiler’’ yorumları yapıldı. Öte yandan Çakıcı’nın yeğeni Kenan Ali Gürsel ve beş adamının öldüğü çatışmayı başlatan Hakan Çillioğlu’nun arkasında kimin olduğu sorusu, henüz cevabını bulamadı.

Sabancı suikastinin sanığı Mustafa Duyar, çetelerin cezaevlerindeki güç gösterisinin son kurbanlarındandı. Duyar, 15 Şubat’ta Afyon Cezaevi’nde, elebaşılığını Nuri-Vedat Ergin Kardeşler’in yaptığı Karagümrük Çetesi elemanları tarafından öldürüldü. Karagümrük Çetesi’nin, Sibel Can olayı ile yükselen yıldızı daha da yukarılara tırmandı.

Eskişehir Özel Tip Cezaevi’nde tutuklu bulunan Nuri Ergin ve kardeşi Vedat Ergin’e, 5 Ağustos’ta 38 el ateş edildi. Olayın arkasında Yaşar Öz ve Haluk Kırcı’nın bulunduğu iddia edildi. Bu kurşunlama yeraltı dünyasında, ‘‘Çok ileri gittiler, dur ihtarı verildi’’ olarak yorumlandı.

Yeraltı dünyasının ağır isimlerinden Kürşat Yılmaz, Türkiye’ye iade edildikten sonra hastalandı. Hepatit C virüsü taşıyan Kürşat Yılmaz’ın, Kartal Cezaevi’nde zehirlendiği ve tedavi gördüğü iddiaları da ortaya atıldı. Hepatit C virüsüyle mücadele eden Kürşat Yılmaz’ın güç kaybettiği öne sürülüyor.

Buca Cezaevi de karıştı

İZMİR Buca Cezaevi’nde dün akşam saatlerinde adi suçluların bulunduğu 6′ncı ve 7′nci koğuşlarda kalan mahkûmlar arasında belirlenemeyen bir nedenle kavga çıktı. Kavgada yaralanan Alattin Damar (28), Barış Şeker (31), Sabri Gürpınar (35), Gürsel Mızrak (22) ile adı öğrenilemeyen bir mahkum Yeşilyurt Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Durumları iyi olan mahkumlar, ilk tedavilerinin ardından cezaevi revirine sevk edilirken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.


Yazı hakkında : Haberler yorum (RSS)  |  Geri besleme

Yazıyı paylaşın